Ara
  • Gülşah Başandaç

Futbolda Sakatlık Riski

Güncelleme tarihi: 9 Oca


Taner Karaman


Sabah Gazetesi | A Spor TV | İstatistik | Spor Yönetim Bilimleri (MSc & PhD)




Gülşah Başandaç


PT Akademi | Akademisyen | Koruyucu Spor Yaralanmaları | Spor Fizyoterapisti (MSc & PhD)


 

Süper Lig'in en çok can yakan sorunu sakatlıklar... Peki, sakatlıkları önlemek mümkün mü?


Süper Lig'de son dönemlerin en sık karşılaşılan sorunlarından birisi de sakatlıklar oldu. Yoğun tempo ve kötü zeminlerin etkisiyle birlikte artan futbolcu sakatlıklarını önlemek veya en aza indirgemekte kulüplerin ellerinde. Önleyici Sakatlık Uzmanı ve Spor Fizyoterapisti Gülşah Başandaç, konuyla ilgili neler yapılabileceğini SABAH Spor'a anlattı. İşte detaylar...

Bu sezon tarihinde ilk kez 21 takımla oynanan Süper Lig'de, 42 haftalık yoğun bir fikstür oluştu. Ligde birçok kez 3 gün arayla sahaya çıkmak zorunda kalan futbolcular, zorlu ve yoğun temponun azizliğine uğruyor. Son dönemlerin en çok sakatlık tablolarının oluştuğu 2020-2021 sezonunda, takımları için oldukça önemli olan birçok isim, arkadaşlarını yalnız bırakmak zorunda kaldı.


Bu isimlere, Luiz Gustavo, Feghouli, İrfan Can Kahveci, Oğulcan Çağlayan, Pelkas, Montero, Rıdvan Yılmaz, Abdulkadir Ömür ve Abdulkadir Parmak örnek verilebilir. Ligde kritik haftaları, sakatlıkları dolayısıyla kaçıran bu isimlerin sakatlıkları en aza indirgenebilir mi? SABAH Spor'dan Taner Karaman'a konuşan, Önleyici Sakatlık Uzmanı ve Spor Fizyoterapisti Gülşah Başandaç konuyla ilgili neler yapılabileceğini anlattı.


SAKATLIKLAR YÜZDE 70 AZALTILABİLİR!

Süper Lig’de hem yoğun tempo hem de kötü zeminler futbolcu sakatlanmalarını artırdı. Son olarak Beşiktaş’ta Ghezzal’ın sahalardan uzak kalacağı açıklanırken, bu denli fazla sakatlık yaşanmasının nedenlerini ve nasıl önlenebileceğini işin uzmanına sorduk. Önleyici Sakatlık Uzmanı ve Spor Fizyoterapisti Gülşah Başandaç oyuncuların belli rutinlerle test edilmesi gerektiğini belirtirken, sakatlıkları yüzde 70 azaltmanın da mümkün olduğunu ifade etti. İşte Başandaç’ın söylemleri:


"BAZEN AMATÖRLÜK, BAZEN İHMALKARLIK"

Ligimizin her sezon Avrupa’nın en fazla oyuncu sakatlığı yaşayan liglerinin başlarında yer almasının nedeni nedir?


Bu soruya net bir cevap vermek çok zor ama bazen amatörlük bazen de ihmalkarlıklar olarak yanıtlayabilirim. Futbol yüksek efor gerektiren bir spor branşı olduğu için, oyuncuların ‘travmatik’ dediğimiz şiddetli darbeye bağlı bazı yaralanmalarının önüne geçebilmek, tüm önlemleri alsak bile, çok mümkün olmayabilir. Travmatik dışındaki yaralanmalara sebep olabilecek iç ve dış risk faktörlerin tamamını analiz etmek gerekebilir. Bu risk faktörleri, oyuncunun kendisi ile ilgili, kuvvet, dinlenme süresi vb gibi bir eksiklikler olabileceği gibi, çim zemin, hava koşulları, ekipman eksikliği gibi dış faktörlere de bağlı gelişebilir. En iyi ‘sakatlanma önleyici program’, sporcular, antrenörler ve kulüp yöneticileri tarafından benimsenen ve sürdürülebilen programdır. Türkiye’de bir teknolojiyi veya bir testlemeyi bir kez yapmak ve devamını getirmemek, ve hatta test sonuçlarını yorumlamadan öylece bırakmak ve eksiği gidermek için gerekli bireysel çalışmalara önem vermemek, en büyük açığımız belki de...

Futbolcuların yoğun tempoda sakatlanma olasılıkları da artıyor görünmekte. Bu durumda ne gibi önlemler alınmalı?


Tempo arttıkça futbolcu için gerekli olan fiziksel uygunluk ve dinlenme süresi çok daha fazla önem kazanıyor. Yoğun tempo ile baş edebilmek için yorgunluğu ve yaralanmaları azaltacak önlemler almak gerekiyor. Bu önlemleri alırken tecrübe ile yürüyen eski sistemleri terketmek ve teknoloji çağının avantajlarını kullanmak çok önemli. Giyilebilir sistemler, video analizler vb sporcu takip sistemlerinin veri analizlerinin yapılmasının yanı sıra sporcunun kas iskelet sistemi, kuvveti, yorgunluğu, beslenme ve hatta psikolojik performansının da veriler halinde sık sık takip edilmesi ve yönetilmesi, iyileştirilmesi gerekir. Yoğun tempoda sakatlanma riskini azaltmak için futbolda bilimi kullanmak alınabilecek en iyi önlemdir.

Futbol sahalarının zeminleri her geçen hafta daha da kötüye gitmekte. Bu kötü zeminde ciddi sakatlıkların yaşanmaması için neler yapılmalı?


Çim sahalara yatırım yapılamıyor ve iyileştirilemiyor ise sporcuyu, yüklenme süresini ve diğer çevresel koşulları iyileştirmek mecburi çözüm. Tıpkı yoğun planlanmış bir lig takvimine, kötü bir hava koşuluna veya rakip futbolcudan gelecek sert bir darbe ile mücadelede sağlam bir temele ihtiyacımız olduğu gibi, futbolcunun kötü bir zeminde de vücudunu her zaman dengede ve kuvvetli tutması gerekir. Bunun da tek yolu, matematiktir. 3+?=4 ise oradaki eksik olan 1 i bulmak, yani risk analizi. Öncelikle kanıta dayalı fiziksel testler yapılarak, ‘en iyi’ olması gereken dünya standartlarındaki normlar ile futbolcunun tüm özellikleri kıyaslanır. Daha sonra yorumlanan risk analizi sonucu ile eksik yönler belirlenir, kişinin risk profilindeki eksikler kademeli bir şekilde giderilmeye çalışılır. Futbol bir takım oyunudur fakat herkese eşit muamele yapmak profesyonelce değildir. Bireysel programlara gerekli özeni göstermemiz gerekir. Bunu da ancak multidisipliner uzman bir ekip ile yapabiliriz.

Neredeyse her 3 günde bir yapılan maçlar nedeniyle recovery antrenmanları da pas geçmeye başladı. Bunun kısa ve uzun vadede etkileri ne olabilir?


Türkiye’de hemen hemen bütün liglerde sıkça karşılaştığımız bir durumdur; teknik antrenman yoğunluğu yüzünden ne kuvvet, esneklik gibi saha dışı çalışmalara vakit ayırılır ne de gelişim ve performans için çok gerekli olan dinlenmeye! Oysaki recovery antrenmanları en az kuvvet ve teknik antrenmanlar kadar önemlidir. Recovery antrenmanlarının ihmal edilmesi veya zorunda kalınması kısa vadede kas iskelet sistemi sakatlıklarına, yorgunluğa ve uzun dönemde de aşırı kullanıma bağlı yaralanmalara ve sürantrenmana yol açabilir. Oyuncu değişikliği ve yedek oyuncuların dönüşümlü bir şekilde sahaya çıkarılması da başka bir seçenek olabilir. Ayrıca recovery sürecinin ihmal edilmesi fiziksel sakatlıkları çağırdığı gibi, kişi ne kadar iyi beslense de enerji metabolizmasını olumsuz etkileyecek, ayrıca psikolojik olarak da yorgunluk yaratacağı için performansı haliyle düşürecektir. Umuyorum ki yakın gelecek zamanda, günümüz teknolojisini kullanan ve fizyoterapistlerin, analizcilerin ve diğer yardımcı teknik uzmanların uyarılarına kulak vererek antrenman planlayan teknik direktörlerin sayısı hızla artacaktır. Çağı yakalamak ve ‘iyi futbol’ için buna mecburuz.


"TEKNOLOJİYİ KULLANMAK ÖNEMLİ"

Sporcular bilimsel olarak doğru metotlarla kontrol edilirse bir takımın sakatlanma sayısı yüzde kaç oranında azalabilir? Bu metotları uygulamak ne kadar vakit almakta?


Günlük sağlık ve performans testleri, video ve GPS takip sistemleri ile yorgunluğa bağlı önlemler alınarak büyük ölçüde yaralanmaların önüne geçilebilir. Örneğin biz PT Akademi’de uluslararası standartlar ile kıyaslanan bir kas-iskelet sistemi check up yazılımı kullanıyoruz. Kullanılan yapay zeka ile, eski yaralanmalar, vücut asimetrileri, kuvvet, esneklik, dayanıklılık, fonksiyonellik, atletik performans gibi sporcunun mevcut fiziksel durum tespiti yapılarak bu eksikliklere bağlı gelişen sakatlıklar %60-70 oranında azaltılabiliyor. Bu gibi risk analizi testlerini, sakatlık sonrası spora dönüş gibi özel durumlar haricinde 2 ayda bir yapmak yeterli olacaktır. Bir futbolcu için 2-3 saat gibi bir sürede yapılabilen bu testlerin ekonomik olarak da sporcu başına en fazla 350-500 euro arasında bir maliyeti olacaktır. Normal bir Avrupa liginde, 25 oyuncudan oluşan profesyonel bir futbol takımının, her sezonda oyuncu başına iki sakatlığa denk gelen, sezon içi yaklaşık 50 sakatlık geçirdiği düşünülecek olursa, olası futbol yaralanmaları, sakatlanan oyuncu başına aylık ortalama 500.000 Euro'luk bir maliyetle futbol kulüplerinin ekonomisini doğrudan etkilemektedir. Kar zarar hesabını sizler yapın..

 

Süper Lig'in en çok can yakan sorunu sakatlıklar... Peki, sakatlıkları önlemek mümkün mü? Gülşah Başandaç - Taner Karaman



53 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör