Ara
  • Gülşah Başandaç

Köyde sanal konferans keyfi!

Güncelleme tarihi: 9 Oca

Birçoğumuz pandemi başladığından bu yana, sanal iletişim zorunluluğu yüzünden, evde, işte, seyahatte, elektronik cihazlarımızın başından ayrılamaz olduk.

Çok değil bundan 10 yıl önce bile video konferanslar için oldukça büyük yatırımlar, yüksek teknoloji içeren görüntüler ve sık yaşanan teknik arıza sıkıntılarının giderilmeye çalışılması gerekirken, şimdilerde artık yatak odamızdan ya da bir bankta oturup cep telefonumuzdan katılabildiğimiz online iş toplantıları yapabiliyoruz.


Ayrıca artık önemli bir toplantı yapmak için saatlerce seyahat etmek zorunda da değiliz. Tek ihtiyacımız olan bir dizüstü bilgisayar, iyi bir internet bağlantısı, toplantıya uygun bir sanal arka plan, alta ne giydiğiniz önemli değil, düzgün bir üst kıyafet ve doğru araçlar. Hatta bazı durumlarda, bu toplantıların akıllı bir telefon dışında hiçbir şeye ihtiyacı olmuyor. Ancak dikkat ememiz gereken bir konu var, o da adap kurallarına uygun davranmak! :)


Yapılan bazı çalışmalara göre, konferanslar ve toplantıların sanallaştırılması sonucu, insanların mesai saatlerinde genel bir artış gerçekleşti. Bu teknoloji farkındalığı veya zorunluluk, uzun süren seyahatlerin ve beraberinde getirdiği ekonomik ve zamansal problemlerin de önüne geçti, fakat sosyal yaşam ile iş hayatı arasındaki çizgiyi de ortadan kaldırdı maalesef.


Elektronik ekranlara uzun süre bakma yüzünden gelişen, toplantıdaki katılımcılar ile gerçek göz teması kuramamak ve bunun beraberinde getirdiği bakış farkındalığı gibi birçok faktörden dolayı sanal video yorgunluğu gelişmeye başladı.


Microsoft tarafından yapılan bir araştırmaya göre*, online bir toplantıda, yaklaşık 30-40 dakika sonrası konsantrasyon oranlarının düştüğü ve yaklaşık iki saat süren bir video konferans sonrasında stresin artmaya başladığı gösterildi.

Bu fiziksel sorunlar, sanal toplantıların kısıtlamaları göz önüne alındığında birçok yöneticinin karşılaştığı yaratıcı problem çözme veya çekişmeli tartışmalara katılmak gibi stratejik zorlukları beslemeye devam ediyor.



Uzmanların bu konuda önerdiği, inovasyon yeteneklerini geliştirmek için dünya çapındaki şirketlerin de kullandığı teknikleri kullanarak insanların online konferanslar esnasında görüşmelerini iyileştirmelerine yardımcı olacak teknikler kullanmak.


Burada en temel fikir, sergilenmesi istenen davranışları alışkanlık haline getirmek için davranış değişikliği literatüründen ödünç alıp davranış etkinleştiricileri, eserleri ve dürtüleri (bunlara kısaca BEAN’ler denebilir**) kullanmak.


Davranış etkinleştiriciler, insanların istenen davranışları takip etmelerine doğrudan yardımcı olur (örneğin kontrol listeleri). Eserler ve dürtmeler ise güçlü birer dolaylı takviye görevi görür (örnekler: görsel hatırlatıcılar veya oyunlaştırma).


Online sistemlere geçmek çok hızlı oldu belki fakat bu sistemleri sağlıklı yürütmek için gerekli olan yeteneklerimizi geliştirmek biraz zaman alacak gibi.

*July 8, 2020,The future of work—the good, the challenging & the unknown, By Jared Spataro, Corporate Vice President for Microsoft 365

**BEANs stand for Behavior Enablers, Artifacts and Nudges

43 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör